bsr lichtenberg

MEB Bakanı İsmet Yılmaz”Bundan Sonraki hedefimiz toprağı suyla,Çiftçiyi bilgiyle dolduracağız” | MySivas.Com Sivas Haberleri
reklam
reklam

MEB Bakanı İsmet Yılmaz”Bundan Sonraki hedefimiz toprağı suyla,Çiftçiyi bilgiyle dolduracağız” | MySivas.Com Sivas HaberleriMySivas.Com Sivas Haberleri

25 Eylül 2021 - 12:52

MEB Bakanı İsmet Yılmaz”Bundan Sonraki hedefimiz toprağı suyla,Çiftçiyi bilgiyle dolduracağız”

Son Güncelleme :

24 Ağustos 2017 - 14:22

105 kez okundu
reklam
MEB Bakanı İsmet Yılmaz”Bundan Sonraki hedefimiz toprağı suyla,Çiftçiyi bilgiyle dolduracağız”
reklam

AHMET ERÇELİK

 

4.’sü yapılan SivaS Tarım Fuarı ve İlçeler Sergisinin açılışı yapıldı.Fuar alanında yapılan açılışa Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba,Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz,Türkiye Ziraat Odası Başkanı Şemsi Bayraktar,Vali Davut Gül,Ak Parti Milletvekilleri Hilmi Bilgin,Selim Dursun,Eski Gıda Tarım  ve Hayvancılık Bakanı Musa Demirci,Belediye Başkan Yardımcısı Abdurrahim Ceylan,Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Yıldırım,İl Tarım Müdürü Seyit Yıldız ve İl Protokolü katıldı.Osman Yıldırım açılış konuşmasında “Valiliğimizn koordinesinde ve Belediyemizin desteğiyle bu organizasyonu yapıyoruz.Her yıl daha çok firma katılıyor.Ülkemiz ve Dünyadaki gelişmelerden bilgi sahibi olsun.Tarımı ve Hayvancılığın gelişmesine katkısı olsunlar.Hollandanın tarımsal alanıyla Sivas’ın tarım oranı aynıdır.”dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar ise “ Tarım stratejik bir sektör olarak her zaman önemi koruduğu gibi gelecekte de bu öneminden hiçbir şey kaybetmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Dünya nüfusu 7,6 milyarı aştı. 2050’de bu rakamın 9,8 milyarı geçeceği tahmin ediliyor. Her yıl dünya nüfusuna yaklaşık 83 milyon kişi ekleniyor. Yerküre büyük bir nüfus baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.

 

Bunun dışında gelişmekte olan ülkelerin beslenme alışkanlıkları gelir artışına bağlı olarak sürekli değişiyor. Et ve süt tüketimi hızla artıyor. Bu bitkisel üretime de büyük bir baskı yapıyor.

 

Bunun dışında hızla artan biyoyakıt üretimi için de büyük tarımsal alanlar ayrılıyor.

Hepimiz biliyoruz ki küresel ısınma da artık görünür hale geldi.

Tarım alanları çoraklaşıyor, sel, aşırı yağış, fırtına, hortum, don gibi doğal afetler artık sık sık yaşanıyor.

Dünyamızda tarım alanları yeterli değil.

Karasal alanların sadece yüzde 10‘u tarıma elverişlidir. 

 

Bütün bunları göz önünde bulundurursak, 20-30 yıl sonra dünyamızın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmayacağını kimse garanti edemez.

Artık insanlık için, ülkeler için en önemli şey gıda güvencesini sağlamak olmalıdır.

 

Gelişmiş ülkeler için büyük bir sorun görünmüyor. Doğalarını, tarım alanlarını çok iyi koruyorlar, geleceğe yönelik üretim planlamalarını etkili bir şekilde yapıyorlar ve uyguluyorlar.

Bununla da yetinmeyip, gelişmekte olan ülkelerin verimli tarım arazilerine göz koyuyorlar. Topraklarını satın alıyorlar, kiralıyorlar.

 

Sorun, gelişmekte olan ülkelerin gıda güvencesini sağlamakta.

Bu açıdan bakınca, Türkiye’nin önemi daha iyi anlaşılıyor.

 

Sayın Bakanlarım,

Gelecek bize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Şuanda 80 milyon ülke nüfusunu, 5 milyonu aşkın sığınmacı ve yabancıyı, 40 milyona yakın turisti besliyoruz.

2050’de ülke nüfusumuz 95 milyonu geçecek.

Belki çok fazla sığınmacı ve yabancıyı beslemek zorunda kalacağız.

Turist sayısı ikiye katlanacak.

Ülkemiz geliştikçe daha fazla et, süt tüketmek durumunda kalacağız.

Önümüzdeki yıllarda üretimimizi bu gelişmelere bağlı olarak artırmazsak gıda açığı yaşarız.

 

Sadece kendimiz için değil, içinde bulunduğumuz ve esasen gıda açığı olan bölge ülkelerini doyurmak için de daha fazla üretmek zorundayız. 

Bütün bunları düşününce, Türk tarımının sadece ülkemiz için değil, bölgemiz ve dünyamız için de büyük önem taşıdığını görüyoruz.

Türkiye dünyada gıda açığını kapatabilecek istisnai 3-5 ülkeden biridir. 

 

Peki bunun bilincinde hareket ediyor muyuz?

Bu ülkede, 5-6 milyonla sanayiden fazla istihdam sağlayan, işsizliği 2 puan düşüren,

üreten,

bu ülkeye 17-18 milyar dolar döviz kazandıran,

5,5 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası verilmesine imkan tanıyan,

sofraları 3 öğün her türlü gıdayla donatan tarımın değeri, çiftçimizin kıymeti biliniyor mu?

Bilinmiyor.

 

Daha tarımın reel sektör olduğunu bilincinde değiliz.

Sanayiden çok daha zor koşullarda,

açık alanda,

her türlü doğa şartlarıyla mücadele ederek üretim yapan,

reel sektörün temeli olan tarımın ve çiftçimizin kıymeti bilinmiyor. Bu çok açık bir gerçek.

 

Çiftçimizin, tarımın kıymetini bilinmesi için Ziraat Odaları olarak, her türlü mücadeleyi verdik, veriyoruz, bundan sonra da kimsenin kuşkusu olmasın vermeye de devam edeceğiz.

 

Sayın Bakanlarım,

Bu mücadelemizin en önemli unsuru eğitimdir. Çiftçimizi, tarım danışmanlarımızı, teknik elemanlarımızı ve idari personelimizi sürekli eğitimden geçiriyoruz.

Başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olmak üzere;

Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, Milli Eğitim, Sağlık bakanlıkları,

Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, İŞKUR, Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği ile işbirliği yaparak eğitim projeleri hayata geçiriyoruz.

“Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “SGK Bilgilendirme”, “Güvenli Traktör Kullanımı”, “Tarım Danışmanları”, “Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı”, “Ceviz Budama”, “Ziraat Odaları Otomasyon Sistemi”, “Mevzuat”, “Sulama” eğitimleri verdik. Bu eğitimlerden “Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “Tarım Sigortaları” eğitimleri verdik. Eğitimlere devam ediyoruz.

Bu kapsamda 2013 yılından bu yana 60 binin üzerinde çiftçimize eğitim verdik.

Eğitim niçin önemli?

Konuşmamın başında da söylediğim gibi,

nüfus sürekli artıyor, tarım alanlarımız sınırlı,

aynı alandan daha fazla verim almak zorundayız.

Hayvancılıkta da verimliliği artırmak bir mecburiyettir.

Verimliliği arttıramazsak gıda güvencemizi sağlayamayız.

Eğitim, verimliliği arttırmanın en önemli unsurlarından biridir.

Eğitimi sadece çiftçi eğitmek olarak düşünmeyelim.

Çiftçimizi sürekli gelişen teknik ve teknolojilerden haberdar etmek zorundayız.

Bunu sağlamanın en etkin yollardan biri fuarlardır.

Bildiğiniz gibi, fuarlar,

yeni teknoloji ve uygulamaların sunulduğu, özellikle pazarlama açısından çok büyük önem taşıyan ortamlardır.

Bilgi, teknoloji ve kültürel paylaşım imkanı sağlar. Düzenlendiği kentlere büyük bir hareketlilik ve dolayısıyla ekonomik ve ticari katkılar yapar. Üreticilerin başka pazarlara açılmasının en önemli yolu da fuarlardır.

 

Sayın Bakanlarım,

Sivas Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, doğu batı, kuzey güney yollarının kesiştiği önemli bir kavşak noktasıdır.

Bu topraklar, büyük ozanımız Aşık Veysel’i de yetiştirmiştir.

Gözleri görmediği halde, bizzat kendisi de çiftçilik yapmış Veysel, toprağın ve doğanın önemini bizden çok daha iyi görmüştür.

‘Benim sadık yârim kara topraktır’ diyerek hepimize akıldan çıkmayacak bir öğüt vermiştir.

Veysel’in öğüdünü aklımızdan çıkarmayalım, toprağı sadık yârimiz olarak görelim, gözümüz gibi koruyalım.

Tarım alanlarında Konya ve Şanlıurfa’nın ardından üçüncü sırada yer alan Sivas,

topraklarının önemli bir bölümü meralardan oluştuğu için tarımın yanı sıra hayvancılıkta da çok büyük bir potansiyeli barındırmaktadır.

Böyle bir ilimiz olan Sivas’ta Tarım ve Hayvancılık Fuarı AGROSİVAS’2017’nin dördüncüsünün yapılıyor olması ilin tarımı ve hayvancılığı açısından da önemlidir. İlin potansiyelini yansıtmaktadır.

Ülkemizin hemen her ilinde görülen

tarımsal sorunlar Sivas’ta da yaşanmaktadır.

İldeki sulanabilir arazinin yüzde 70’den fazlası sulamaya açılmamıştır.  

Tarımsal işletme büyüklüğü 95 dekara inmiştir. Buna rağmen Sivas,

1 milyon tonun üzerinde hububat,

760 bin ton yem bitkileri,

600 bin tona yakın şekerpancarı,

230 bin ton patates ve soğan üretimiyle önemli bir bitkisel üretim merkezidir.

 

Sivas, 270 bin büyükbaş,

470 bine yakın küçükbaş hayvan mevcudu,

425 bin ton süt, 3 bin tona yakın bal üretimiyle hayvancılıkta da önemli bir yere sahiptir.  

 

Dün Ankara’da düzenlediğim basın toplantısında kurbanlıklardan bahsettim.

Ülkemiz çok büyük bir ülke.

Kurban bayramında 950 bin büyükbaş,

3 milyon küçükbaş kesileceğini tahmin ediyoruz.  Giderek artan kurbanlık ihtiyacının, et, süt talebinin karşılanması açısından hayvancılık çok önemlidir.

Bu açıdan Sivas ilimiz, tarımın yanı sıra hayvancılıkta da mevcut rakamların çok daha üzerine çıkarabilecek potansiyele sahip olması ülkemiz açısından önemlidir.

 

Tarihiyle, doğal güzellikleriyle de öne çıkan Sivas, kırsal turizm açısından da ülkemizde en ön sırada yer alacak illerimizden biridir.

Çünkü Sivas, 17 ilçesi, 7 beldesinin yanı sıra 1238 köyü ve 766 mezrasıyla kırsalda en fazla yerleşim yeri olan ilimizdir.

Ne yazık ki ülkemizde kırsalda hızlı bir göç yaşanmış ve köylerimiz büyük oranda nüfus kaybetmiştir.

 

Sivas’ta bunun en iyi örneklerinden biridir.

Nüfusu kırsalda tutacak projeler yürürlüğe konulmalı, kırsal kalkınma desteklenmeli, başta gıda sanayi olmak üzere kırsalda tarımsal girdi kullanan işletmelerin kurulması sağlanmalı, kırsal turizm teşvik edilmelidir.

 

Ülkemiz tarımı çok büyük ölçüde aile çiftçiliğine dayanmaktadır.

Açlık ve yoksullukla mücadele, gıda güvenliğinin ve beslenmenin sağlanması, geçim kaynaklarının iyileştirilmesi ve doğal kaynakların yönetimi, çevrenin korunması ve özellikle de kırsal alanlarda sürdürülebilir kalkınma açısından aile çiftçiliği büyük önem taşımaktadır.

 

Çünkü tarımsal alanda faaliyet gösteren büyük şirketlerin zarar etmeleri durumunda tarımsal işletmelerini kapatarak sektörden çıktıkları göz önüne alındığında, aile çiftçiliğinin, tarımın sürdürülebilirliği, gıda güvencesi, açlık ve yoksullukla mücadele, kırdan kente göçün azaltılması ve doğal kaynakların korunması açısından desteklenmesi gerekmektedir.

 

Bu bağlamda değerlendirildiğinde Sivas da aile çiftçiliğinin yaygın olarak yapıldığı illerimizden biridir. Kırsal kalkınma çalışmaları açısından Sivas’tan daha iyi bir yer bulmak zordur. Yapılacak çalışmalarda pilot il Sivas olabilir.

 

Sayın Bakanlarım,

Sözlerime burada son verirken, “4. Sivas Tarım ve Hayvancılık Fuarı AGROSİVAS’2017”nin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz Kurban Bayramınızı şimdiden kutluyor, bayramın ülkemize ve bütün İslam alemine barış ve huzur getirmesini temenni ediyor, siz değerli katılımcılara da sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”dedi.

 

Vali Davut Gül “Sivas Tarım ve Hayvancılıkta her geçen yıl çıtasını yükseltiyor.Sivas’ta özellikle Devlet Su İşlerinin yaptığı Barajlar önemli ölçüde gideriyor.Tarım Bakanlığımızın genç çiftçilere destekleri var Tarım Bakanlığının.Tarımın 3 temelde sıkıntısı var.Fiyatlar uzu,Hacmi büyük ve dayanıklığı azdır.Bu fuarlar belki bununda kapısını açar.”dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz “Bir tarım şehri olan Sivas Gıda ve Tarım Fuarında Tarım stratejik bir sektördür.En öenmli güvenliği gıda güvenliğidir.İnşallah bundan sonraki hedefimiz toprağı suyla çiftçiyi bilgiyle buluşturacağız.Tarlaya atılan bir çektridekte Allahın rahmetidri.”dedi.Yılmaz Çiftçi orta direğidir.Tarım sadece Türkiye’yi besliyoruz.30 milyonun üz<erinde Turist geldi.Onları besliyoruz.İhracat ediyoruz.Hollanda Sivas’tan daha az tarımsal ihracatı fazladır.Hollanda ilk 10,20 arasında değil,Ama ne yapıyor 80 milyonluk tarım ürünün 20 milyondan satıyor.Dolayısıyla Hollanda tarım için örenek değildir.Ülkemiz Tarım ürününde kendisine de yetiyor.”dedi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba “Musa Demirci Bütün Türkiye’nin bağrına bastığı en önemli insandır.Su ve Eğitm olduğunu söyleyen Fakıbaba Çiftçi arkadaşlarım samimi insanlardır.Sivas’ta İsmet Beyle Fakıbabaya çok işler düşüyor.Biz toprağı suyla buluşturursal İnsanları eğitirsek,İlkokuldan,Ana okuldan,Liseden İnsanları eğittiğimizd eTürkiye’nin önün açılacaktır.Biz tarlaları suyla buluştuduğumuzda Allah’ın izniyle kimse engelleyemez.Türkiye’nin büyüklüğünü orada anlıyoruz.Biz üreteceğiz.Çalışacağız,Güven olmak çok önemldir.Biz iştiare edersek güvenirsek hiç bir neden yoktur.Katma değerden sonra Tüketen sizler bizlere de çok saygı duyuyorum.Kasabından,Manavından en sonunda tüketicisinin 80 milyon halka saygı duymak lazımdır.İnsanlar mutlu olması mümükün olabilir mi?Biz Türkiye olarak önümüz açıktır.FAKIBABA  toprağımızı suyla,suyu oldduğu gibi tarlalara akıttık.O güzelim topraklar  sınır dışına Suriye’ye gittiler.Tarım Bakanı Fakıbaba Tarım Bakanı olarak hep kapalı sitem olacaktır.”dedi.

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam