DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TÜİK’in 17 Şubat 2026’da açıkladığı “Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025” sonuçlarını TBMM gündemine taşıdı. Esen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, mutluluk verileri ile ekonomik gerçeklik arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Araştırmada mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı %53,3 olarak açıklanırken, vatandaşların en büyük sorunu açık ara “Hayat Pahalılığı” (%31,3) ve ardından “Yoksulluk” (%16,5) oldu.
“Bu tablo bir refah artışını değil, ekonomik kriz karşısında geliştirilen bir tutunma refleksini gösteriyor” diyen Esen, şunları kaydetti: “Toplum geçim derdiyle boğuşurken, mutluluğu daha mikro alanlarda aramak zorunda kalıyor. Oysa sosyal devlet, vatandaşın yalnızca hayatta kalmasını değil; onurlu ve refah içinde yaşamasını güvence altına almakla yükümlüdür.”
“Yoksulluk kalıcılaşıyor mu?”
Esen, yoksulluğun artık istisnai değil, kitlesel bir sorun haline geldiğine işaret ederek Bakanlığa sosyal yardım temelli pasif politikalar yerine sosyal kalkınmayı esas alan aktif bir dönüşüm stratejisi olup olmadığını sordu. Dar gelirli ailelerin alım gücünün sistematik biçimde eridiği bir ortamda, mevcut desteklerin enflasyon karşısında nasıl güncelleneceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
“Aile destekleri enflasyona karşı korunacak mı?”
Ekonomik darboğazın aile yapısı üzerindeki baskısına dikkat çeken Esen, SED ve benzeri desteklerin hayat pahalılığı karşısında reel değerini yitirdiğini belirtti. Gençlerin artan konut ve düğün maliyetleri nedeniyle evlilik kararlarını ertelemek zorunda kaldığını hatırlatarak, Aile ve Gençlik Fonu benzeri desteklerin kapsamının genişletilip genişletilmeyeceğini gündeme taşıdı.
“Engelliler, yaşlılar ve ev hanımları için yeni adım var mı?”
Evde bakım yardımı alan engelli ve yaşlı vatandaşların yaşam kalitesinin yalnızca nakdi destekle değil, sosyal hayata katılımı artıracak projelerle güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Esen; ev hanımlarının sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi konusunda somut bir yol haritası olup olmadığını sordu.
“Çocuklar ve gençler için eşitsizlik derinleşiyor”
Hayat pahalılığının çocukların sağlıklı beslenmeye ve eğitime erişimini doğrudan etkilediğini belirten Esen, dezavantajlı çocuklara yönelik beslenme destekleri ile eğitim materyali ve burs yardımlarının güncel ekonomik koşullara göre revize edilmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca ekonomik krizden etkilenen vatandaşlara sunulan psikososyal destek hizmetlerinin kapasitesinin artırılıp artırılmayacağına ilişkin açıklama talep etti.
“İstatistiklerde görünen mutluluk artışı, toplumun derinleşen geçim krizini görünmez kılmıyor” diyen Esen, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak ekonomik güvencesizliğe karşı yapısal ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Yorum Yazın