Genel

DEVA Partili Medeni Yılmaz: “Kara yolları meselesi yalnızca ceza meselesi değildir; kara yolları doğrudan ekonomidir, ticarettir, istihdamdır, sosyal hayattır”

|
18 Görüntüleme
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Medeni Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda konuştu. Kara yolları meselesinin yalnızca asfalt, levha ya da ceza meselesinden ibaret olmadığının altını çizen Yılmaz, “Kara yolları doğrudan ekonomidir, ticarettir, istihdamdır, sosyal hayattır” dedi.

“Bu kanunun uygulanamaz olduğunu biliyorsunuz”
“Aylardır ısıtılıp ısıtılıp Genel Kurulun gündemine yeniden getirilen bir teklifin sonuna geldik. Bu teklif aslında yasamaya verdiğiniz önem ve değerin en büyük kanıtıdır. Bir kanun teklifi ülkedeki ihtiyaca binaen getirilir. Mademki bu kanuna ihtiyaç var, neden aylardır çıkartılamıyor veya çıkarılmıyor? Bu kanunun yanlış olduğunu, uygulanamaz olduğunu aslında sizler de biliyorsunuz. Görüşmekte olduğumuz 214 sıra sayılı Karayolları Kanun Teklifi, iktidarın ulaştırma ve altyapı politikalarına bakışını bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır. Bu teklif, Türkiye'nin gerçek sorunlarına çözüm üretmekten uzak; ekonomik krizi, vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısını ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını görmezden gelen bir anlayışın ürünüdür. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki kara yolları meselesi yalnızca asfalt, levha ya da ceza meselesi değildir; kara yolları doğrudan ekonomidir, ticarettir, istihdamdır, sosyal hayattır. Siz kara yollarını yanlış yönetirseniz bedelini çiftçi öder, nakliyeci öder, esnaf öder, işçi öder. Bugün Türkiye'de tam olarak da bu yaşanıyor.”

 “Trafik güvenliğini yalnızca ceza artırarak, yetki genişleterek sağlayamazsınız”
“Türkiye, tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşamakta. Enflasyon vatandaşın maaşını, emeklinin aylığını, memurun gelirini âdeta eritmiştir. Akaryakıt fiyatları birkaç yıl içinde katlanarak artmış, motorin ve benzin üretimin ve ulaşımın önünde ciddi bir engel hâline gelmiştir. Nakliye maliyetleri yükselmiş, bu maliyetler zincirleme şekilde gıda fiyatlarına, temel tüketim ürünlerine yansımıştır. Böylesi bir tabloda kara yolları üzerinden yeni yükler, yeni cezalar, yeni idari yaptırımlar getiren bir kanun teklifini konuşuyoruz. Soruyorum sizlere: Bu teklif vatandaşın hangi derdine çare olacaktır, hangi ekonomik yarayı saracaktır, hangi üreticinin, hangi şoförün, hangi esnafın hayatını kolaylaştıracaktır? Teklifte trafik güvenliği gerekçesi öne sürülmektedir. Elbette trafik güvenliği hayati önemdedir ancak güvenliği yalnızca ceza artırarak, yetki genişleterek sağlayamazsınız. Güvenlik, yol kalitesiyle, mühendislikle, planlamayla, eğitimle ve etkin denetimle sağlanır. Bugün Türkiye'de pek çok bölgede yolların bakımının yeterince yapılmadığını, standart dışı kavşaklar ve yetersiz işaretlemeler nedeniyle kazaların meydana geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu yapısal sorunlara dair bu teklifte somut ve kalıcı bir çözüm yoktur.”

“Döviz garantili bu projeler bugün bütçenin en büyük kara deliklerinden biri hâline gelmiştir”
“Bir başka kritik konu ise kamu-özel iş birliği modeliyle yapılan otoyol ve köprülerdir. Döviz garantili bu projeler bugün bütçenin en büyük kara deliklerinden biri hâline gelmiştir. Vatandaş köprüden geçmese de otoyolu kullanmasa da bu projelerin bedelini vergiyle ödemektedir. Karayolları Kanunu'nu konuşurken bu gerçekliği yok saymak milletin aklıyla alay etmektir. Kültürümüzde "Beterin beteri var." diye bir söz bulunur. Bizler köprülere, otoyollara "Deli Dumrul" yakıştırması yaparak ‘Garip gurebanın cebinden müteahhit çetelerine para aktarıyorsunuz’ derken daha beterin söylentileri kulaklarımızı tırmalamakta. Köprü ve otoyolların İngiliz tefeciler aracılığıyla peşkeş çekildiği iddiaları medyada son günlerde yer alıyor ve daha da kötüsü bu haberin gerçek olmadığına dair sizler tarafından ciddi bir ses yok. ‘Yapmayın lütfen, dönün bu yanlışlardan’ diyoruz.”

“İktidarı, Genel Kurula gerçekten kamu yararını esas alan düzenlemeler getirmeye davet ediyorum”
“Teklifin hazırlanış süreci de ayrıca sorunludur. Meslek odalarının, ulaştırma uzmanlarının, sahada çalışan şoförlerin, nakliyecilerin, lojistik sektörünün görüşleri alınmamıştır. Katılımcılıktan uzak, masa başında hazırlanan her düzenleme gibi bu teklif de sahada karşılık bulmayacaktır. YENİ YOL Grubu olarak biz şunu savunuyoruz: Ulaşım politikaları, günü kurtarmaya değil geleceği planlamaya dayanmalıdır. Cezayla değil adaletle, keyfiyetle değil kurallarla, israfla değil akılla yönetilmelidir. Kamu kaynakları birkaç şirkete garanti ödemek için değil, milletin hayatını kolaylaştırmak için kullanılmalıdır. Sonuç olarak, 214 sıra sayılı Karayolları Kanun Teklifi mevcut hâliyle eksiktir, sorunludur ve ekonomik gerekçelerden kopuktur. Vatandaşın sırtına yeni yükler bindiren, yapısal sorunları görmezden gelen bu anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. İktidarı bu vesileyle Genel Kurula daha şeffaf, daha katılımcı, daha adil ve gerçekten kamu yararını esas alan düzenlemeler getirmeye davet ediyorum.”
 

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.