Genel

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Milyonlarca insan iftar sofrası kurarken hesap yapmak zorunda kalıyor”

|
9 Görüntüleme
“10 kişiden 4’ünün sofrasında et yok, fakirliğin esiri olduk”

“Türkiye deney tahtası, vatandaş da kobay değil”

“AK Parti İktidarda CHP muhalefette ‘tekel’ olmak istiyor”

“Türkiye, pahalı üretim merkezi oldu”

“Millî gelir acaba kimin başına düşüyor da emeklinin başına düşmüyor?”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yarın başlayacak Ramazan öncesi hayat pahalılığına dikkat çekerek milyonlarca insanın iftar sofrası kurmakta zorlanacağını söyledi. Ülkede tarım politikası olmadığını faize giden paranın tarımın tam 16 katı olduğunu açıklayan Ali Babacan, bugün her 10 kişiden 4’ünün sofrasına et, tavuk ve balık girmediğini belirtti. Babacan,  “Bir zamanlar bereketiyle, üretimiyle, kendi kendine yetebilme gücüyle anılan bu güzel ülke, bugün yokluğun, yoksulluğun esiri hâline geldi. Kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik. Bugün o ülkeden eser yok...” dedi.

TBMM Yeni Yol Meclis Grup Toplantısı’nda konuşan DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Şampiyonlar Ligi rakibi Juventus karşısında aldığı zaferden dolayı Galatasaray’ı kutladıktan sonra Ramazan öncesi gıda fiyatları ve vatandaşın geçim sorununa değindi.

OECD verilerine göre geçen yıl gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Babacan, “Maalesef bugün ülkemizde milyonlarca aile iftar sofrasını kurarken hesap yapmak zorunda kalıyor. Emeklimiz, asgari ücretlimiz, dar gelirli vatandaşımız hayat pahalılığı karşısında çaresiz. Bakın, OECD verilerine göre Türkiye, 2025 yılında gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke oldu. 2026’nın Ocak ayında yıllık gıda enflasyonu yüzde 31,7 olarak kaydedildi. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu, sofradaki ekmeğin küçülmesi demek. Bu, anne-babaların pazarda fileyi dolduramaması demek. Bu, emeklinin etiketlere bakıp sessizce uzaklaşması demek. Bu, kalabalık iftar sofralarının küçülmesi, bolluğun yerini yokluğa bırakması demek” diye konuştu.

Ali Babacan, “Size şimdi meşhur 200 liramızı göstereceğim” diyerek cüzdanından çıkardığı 200 TL’yi salondaki partililere gösterdikten sonra, ilk tedavüle çıktığı 2009 yılında 132 dolar eden 200 TL’nin şimdi ancak 4,5 dolar ettiğini söyledi. Babacan, 2009 yılında 200 lirayla dolan alışveriş sepetinin bugünkü karşılığını 4 bin 500 lira olarak gösterdi.

“Türkiye pahalı üretim merkezi hâline geldi”
MÜSİAD ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı’nın açıklamalarına da değinen Ali Babacan, Türkiye’nin çok pahalı bir üretim merkezi hâline geldiğini vurguladı. Üretimin durduğunu, istihdamın azaldığını, sanayicinin de ayakta kalmasının zorlaştığını belirten Babacan, şunları söyledi:

“Eskiden, hele hele bu tür iş örgütlerinden pek bir şey duymazdık, duyamazdık. Ama artık isyan... Hammadde pahalı, enerji pahalı, finansman pahalı. Fakat döviz kuru bastırıldığı için ihracatçımızın satış fiyatı maliyeti kurtarmıyor. İhracatçılarımız perişan. Arka arkaya fabrikalar kapanıyor bu ülkede. Yüz binlerce insan işsiz kalıyor. Ve inanın, şu andaki ekonomik model sürdürülebilir değil. Bir dönem rekabetçi kur dediler, hatırlayın. Sadece kuru yükseltmekle ihracatın artacağını sandılar. Olmadı. Yanıldılar. Bu kez kuru baskıladılar, enflasyonu düşüreceğiz dediler. Ama sonuçta ne enflasyon düştü ne de maliyetler kontrol altına alındı. Türkiye ekonomisi bir deneme tahtası değil. Dene-yanıl, dene-boz... Burası bir deney laboratuvarı değil, bu ülkenin vatandaşları da sizin kobaylarınız değil. Başkanlık sistemi başladığı günden bu yana, bütün yetkilerin tek elde toplandığı günden bu yana bir bakın, her şey yapboz.”

“‘Siz açlığa, fakirliğe razı olun çünkü biz ülkeyi korumakla, savunmakla meşgulüz’ diyorlar. Külahımıza anlatın, külahımıza...”
Bu durumun sadece dış politika için de geçerli olduğunu belirten Babacan, Mısır, BAE gibi ülkelerle yürütülen ilişkileri örnek gösterdi. Hükümetin, ekonomideki kötü tabloya rağmen vatandaşa “Dışarıda düşman çok, açlığa fakirliğe razı ol.” propagandası yaptığını vurgulayarak, “Siz açlığa, fakirliğe razı olun çünkü biz ülkeyi korumakla, savunmakla meşgulüz.” diyorlar. Külahımıza anlatın, külahımıza... Böyle politika mı olur? Arkadaş, senin görevin hem bu ülkeyi düşmanlar karşısında savunmak, sapasağlam bir dış politikayı uygulamak hem de bu ülkenin refahını, mutluluğunu artırmak. Her ikisini de yapacaksın” dedi.

“Harıl harıl sermaye kaçışı yaşanıyor”
Türkiye’nin bir ekonomi politikası olmadığı görüşünü yineleyen DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Türkiye’den hızlı bir sermaye çıkışı olduğunu ifade etti:

“Eskiden Türkiye yatırım alan bir ülkeydi. Şimdi gelen yatırımdan çok daha fazlası dışarıya gidiyor. Ülkemizden harıl harıl sermaye kaçışı yaşanıyor şu anda. Bizim sermayedarımız kendi birikimini, kendi imkânlarını, kendi tecrübesini başka ülkelerde yatırım yapmak için kullanıyor, başka ülkelerin insanlarına istihdam sağlıyor. Niye? Güvenmedikleri için. Niye? Ekonomik dengeler altüst olduğu için, hukuk, adalet olmadığı için. İnanın, Türkiye’de sermaye sahibi çok kişiyle görüşüyoruz. Hepsindeki korku şu: Acaba bir gün sabahın altısında benim de kapım çalınır mı? Acaba gün gelir benim de mallarım şu ya da bu gerekçeyle TMSF’ye gider mi? TMSF, daha dava süreci, iddianame devam ederken benim mallarımı hemen apar topar satmaya başlar mı? İş sahibi, sermaye sahiplerinin bu korkusu varken siz bu ekonomiyi düzeltemezsiniz. Bu ülkede yatırımı artıramazsınız, bu ülkede istihdamı artıramazsınız. Ağzınızla kuş tutsanız bu ülkenin ekonomisini düzeltemezsiniz. Hep diyoruz ya; ne kadar adalet, o kadar ekonomi. Ne kadar hukuk, o kadar ekonomi.”

“Bu salondan 50 bakan çıkar”
Türkiye’nin ancak ehliyetli, dürüst kadrolarla düze çıkarılabileceğini ve bunun ülkede mevcut olduğunu kaydeden Ali Babacan, “Bakın, ben sadece bugün şu salona bakıyorum. Bu salondan, bu ülkeyi bunlardan çok daha iyi yönetecek en az elli tane bakan çıkarırım. Şöyle bakın, birbirinize bakın. Yapamaz mı arkadaşlar? Çıkmaz mı? Çıkar. İşte onun için hep söylüyoruz, çözüm burada diyoruz. Çözüm bu birlikte, beraberlikte diyoruz. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın arkadaşlar” dedi.

“Bu millî gelir acaba hangi kişilerin başına düşüyor”
Kişi başına düşen millî gelire değinen Babacan, “Hani on sekiz bin dolar diyorlar ya, hesap basit. On sekiz bin doları çarp, böl; kişi başına düşen millî gelir. Peki bu millî gelir acaba hangi kişilerin başına düşüyor da bizim emeklimizin başına düşmüyor, asgari ücretlimizin başına düşmüyor? O, on sekiz bin dolar millî gelir belli ki menfaat şebekesinin başına düşüyor ama halkımızın gayri ekseriyetinin başına düşmüyor” dedi.

“Biri iktidarda, diğeri muhalefette tekel olmak istiyor”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’de iki yeni bakanın yemin töreni sırasında yaşanan kavgadan iktidar ve ana muhalefet partisinin sorumluluğu olduğunu savundu. Yıllardır gerilim üzerinden siyaset yapanların toplumu ve Meclis’i zehirlediğini söyleyen Babacan, “Ülkeyi böyle mi yöneteceksiniz?” diye sorduktan sonra şöyle devam etti:

“Millet sizlerden kavga değil, aklıselim bekliyor. Sizden çözüm bekliyor, çözüm! Memleketin hayrına ne üretiyorsunuz, onu söyleyin. Kavgada değil, yumrukta değil, çözümde yarışın. Biriniz ana muhalefetsiniz, biriniz iktidarsınız. Siyaset öyle bir noktaya savruldu ki sanki bu ülke iki renkten ibaret. Ya o taraf ya bu taraf; ya siyah ya beyaz; ya bendensin ya onlardan. Oysa Türkiye, farklı düşünen ama aynı sofrada buluşabilen ailelerin ülkesidir. Farklı kanaatlere sahip olan ama aynı kıbleye yönelen insanların ülkesidir. Şu anda bu milleti iki kutba ayırıp birbirine kırdırmak isteyen bir anlayış var arkadaşlar.”

“Biz bu tabloya razı değiliz” diyen Babacan, “Çünkü biliyoruz ki bu milletin feraseti iki tercihten ibaret değildir. Bu millet irfan sahibidir. Bu millet hakkı da hakkaniyeti de bilir. Biz gerçek adaleti, tam demokrasiyi hâkim kılmaya talibiz. Biz ahlakı siyasetin merkezine koymaya talibiz. Çünkü bizim siyaset anlayışımızda iktidar bir ganimet değildir. İktidar aziz milletimizin emanetidir. Biz milletimizin gönül kapılarını çalmaya, helalleşmeye, kucaklaşmaya, kırmadan dökmeden yol yürümeye talibiz. Allah’ın izniyle Türkiye’yi yeniden huzurun, adaletin ve bereketin ülkesi yapacağız” diye konuştu.

 

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.