Genel

DİVRİĞİ’DE YER ALTI İŞLETMESİ KAPANDI ERMADEN’DE İŞÇİLER İŞSİZ KALDI

|
40 Görüntüleme
DİVRİĞİ’DE YER ALTI İŞLETMESİ KAPANDI ERMADEN’DE İŞÇİLER İŞSİZ KALDI
BİR GECEDE İŞSİZ KALDILAR!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Divriği’dei Ermaden’e bağlı yeraltı işletmesinin kapanmasıyla 220 işçinin bir günde işsiz kaldığını açıkladı. Karasu, “Bu tablo denetimsizliğin ve kamusal sorumluluktan kopuşun sonucudur" dedi.
“Bu insanların aileleri, çocukları, evleri, borçları, hayatları kimin gündeminde? Divriği'nin, bölgesel istihdamının çöküşü, yerel esnafın daralması, bir havzanın ekonomik olarak kuruması kimlerin umurunda?” diyen Karasu, yeraltı işletmesinin kapatılmasını ve işçilerin durumunu Meclis gündemine de getirdi.
ANKARA/
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Sivas'ın Divriği ilçesinde Ermaden A.Ş.'ye bağlı yeraltı işletmesinin kapanmasıyla 220 işçinin bir günde işsiz kaldığını açıkladı. Karasu, “Bu tablo denetimsizliğin ve kamusal sorumluluktan kopuşun sonucudur" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Karasu, Sivas’ın Divriği ilçesinde faaliyet gösteren Ermaden A.Ş.’nin yeraltı işletmesini kapatması ile ilgili açıklama yaptı. 2004 yılından bu yana Divriği'de madencilik faaliyeti yürüten Ermaden A.Ş.'nin, Yeraltı İşletmesinin kapanmasıyla birlikte, alt taşeron Çiftay A.Ş.'de çalışan 220 emekçi, bir günde işsiz bırakıldığını belirtti. “Bu tablo, tek başına bir şirket kararı değildir. Bu tablo, Türkiye’de yıllardır inşa edilen madencilik anlayışının, denetimsizliğin ve kamusal sorumluluktan kopuşun sonucudur” diyen Karasu, açıklamasına şöyle devam etti:
“Soruyoruz: 220 emekçi, bu karda kışta ne yapacak? Bu insanların aileleri, çocukları, evleri, borçları, hayatları kimin gündemindedir? Divriği'nin, bölgesel istihdamının çöküşü, yerel esnafın daralması, bir havzanın ekonomik olarak kuruması kimlerin umurundadır? Türkiye, bugün madencilikte bir 'kaynak cenneti' olarak sunulurken, gerçekte emek sömürüsünün ve doğa talanının laboratuvarına dönüştürülmüştür. Uluslararası çalışma normları, ILO sözleşmeleri, Avrupa Birliği çevre ve işçi sağlığı, iş güvenliği kriterleri ortadayken; Türkiye’de maden sahaları düşük denetim, zayıf kontrol ve göstermelik raporlarla işletilmektedir”

"DENETİMSİZ MADENCİLİK İŞ CİNAYETLERİNİ ARTIRIR"
İşçi sağlığı ve iş güvenliği, uygulamaları ile denetim arasındaki kopukluk nedeniyle; düzenli bir işleyişin sahada karşılığını bulamadığını, çevresel ve teknik değerlendirme süreçleri, bilimsel derinliği ve yerinde gözlemi esas alan bir çerçeveden uzaklaşıldığını ve çoğu zaman sahadaki gerçekliği tam olarak yansıtamayan metinlere dönüştüğünü vurgulayan Karasu, açıklamasının devamında şöyle dedi:

“Bu süreçlerde görev alan herkes, yaşanılan tabloları yakından bilmektedir. Madencilik alanında çalışan akademisyenlerin, mühendis odalarının, meslek birliklerinin ve bağımsız uzmanların yıllardır ortak uyarısı nettir: Denetimsiz madencilik iş cinayetlerini artırır. Plansız ruhsatlandırma doğayı geri dönülmez biçimde tahrip eder. Taşeronlaşma emekçiyi güvencesizliğe iter. Kısa vadeli kar hırsı, uzun vadeli toplumsal yıkım üretir. Bugün yaşanan da tam olarak budur. Tekstil sektöründe yaşanan çöküş, Metal sektöründe artan güvencesizlik, demiryollarında kamusal kapasitenin aşındırılması, Şimdi madencilikte yaşanan bu işçi kıyımı… Bunların tamamı AKP İktidarının ekonomi-politiğinin ürünüdür. Yanlış ekonomi politikalarıyla yatırım ortamı güvensiz hale getirilmiş, sanayi stratejisi terk edilmiş, üretim yerine rant kutsanmış, yatırımcılar, korkar hale gelmiş, sonunda bedel bütün ülkeye ödetilmiştir. Ermaden A.Ş'nin Yeraltı İşletmesinin kapanmasıyla birlikte bedeli, bugün 220 emekçi ödemektedir. Yarın başka bir ilde, başka bir maden sahasında, başka emekçiler ödeyecektir. Bu sorumluluğu yalnızca işverenlere yıkmak da gerçeği eksik anlatmaktır. Asıl sorumluluk: Kamusal kaynakları, denetimsiz biçimde özel çıkarlara açanlarda, süreçleri yatırım onayı mekanizmasına çevirenlerde, İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerini göstermelik hale getirenlerdedir.
İKİ BAKANA SORULAR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na soruyoruz: Bu 220 emekçi için hangi koruyucu mekanizma devreye alınmıştır? İş güvencesi, yeniden istihdam, bölgesel destek planı nerede? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na soruyoruz: Bu maden sahasında hangi denetimler yapılmıştır? Hangi raporlar esas alınmıştır? Kapatma kararının sosyal etkileri neden yok sayılmıştır? Bu ülkenin doğal kaynakları sahipsiz değildir. Bu ülkenin emekçileri rakam değildir. Bu halk, bir avuç kar hırsına kurban edilecek bir kitle değildir. Ne istiyorsunuz bu ülkeden? Ne istiyorsunuz işçiden, emekçiden? Ne istiyorsunuz yerel ekonomiden? Ne istiyorsunuz bu halktan?”
BİZ SUSMAYACAĞIZ
“Biz susmayacağız! Biz bu düzenin üstünü örten sessizliğe, teslim olmayacağız!” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı, “Nerede bir hak kaybı varsa, nerede bir emek gaspı varsa, nerede bir kamusal sorumluluk ihlali varsa bunun takipçisi olacağız! Ermaden’de yaşanan işçi kıyımının hesabı sorulacaktır. Bu yanlış madencilik anlayışı teşhir edilecektir. Emekçinin, doğanın ve kamunun hakkı için mücadele kararlılıkla sürdürülecektir. Bu ülkenin geleceği; AKP'nin yarattığı denetimsiz kar düzeninde değil, emeği koruyan, doğayı gözeten, kamusal aklı esas alan bir anlayışta kurulacaktır." İfadelerini kullandı.
 

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.