Zafer Partisi İl Başkanı Yaşar Sinan Sarı EVLATLARIMIZI AJAN SMITH LABORATUVARLARINA TESLİM ETMEYECEĞİZ: YA BİAT, YA TÜRK MUCİZESİ!"
Bugün Türkiye, eğitim sisteminin hücrelerine sızmaya çalışan organize bir "zihin operasyonu" ile karşı karşıyadır. "Milli Eğitim Akademisi" adı altında servis edilen bu yapı, bir reform değil; Cumhuriyetin genetiğiyle oynama ve devletin imkanlarını bir "Karşı-Devrim" kuluçkasına dönüştürme projesidir.
KLONLANMIŞ ÖĞRETMEN ORDUSU VE ZİHİN İŞGALİ
İktidar, "Milli Eğitim Akademisi" eliyle öğretmenlik mesleğini akademik bir disiplin olmaktan çıkarıp, bir biat mekanizmasına dönüştürmeyi hedeflemektedir. Matrix filmindeki "Ajan Smith" karakteri gibi, sisteme uymayan her özgür düşünceyi klonlayarak kendine benzetmek isteyen bu yapı; cemaatlerin, tarikatların ve siyasi aparatların tornasından geçmiş bir "ideolojik memur" ordusu kurmak istemektedir.
* Tehlike Büyük: Her sınıf birer ideolojik hücreye, her öğretmen birer "yazılım yükleyicisine" dönüştürülmek istenmektedir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin fikri temellerine yapılmış bir suikast girişimidir.
ÇÖZÜM: TÜRK EĞİTİM MUCİZESİ VE LİYAKAT AKADEMİSİ
Bizler ZAFER PARTİSİ olarak bu karanlık laboratuvarları dağıtmaya ve Türk çocuklarını dünya devler ligine taşıyacak hakiki eğitim devrimini ilan etmeye geliyoruz. Bizim vizyonumuzda eğitim; birilerinin arka bahçesi değil, tam bağımsız Türkiye’nin lokomotifidir.
* Milli Liyakat Akademisi: Tarikat referanslı değil, uluslararası pedagojik üstünlükle çalışan bir sistem kuracağız. Öğretmen, sendikanın memuru değil, devletin şeref bayrağı olacaktır.
* Köy Enstitüsü Ruhu, Uzay Çağı Teknolojisi: Geçmişin üretim disiplinini, yarının yapay zeka ve kuantum fiziği laboratuvarlarıyla birleştireceğiz. Anadolu’nun her köyünden bir "Aziz Sancar" çıkaracak liyakat köprülerini inşa edeceğiz.
ÇAĞRI: AKADEMİK NAMUS VE MİLLİ İRADE
Sessiz kalan dekanlara, akademik haysiyetini makam koltuğuna takas edenlere ve Türk kimliğinden rahatsız olan odaklara sesleniyoruz:
"Türk milletinin evlatlarını, sizin tek tipçi laboratuvarlarınıza teslim etmeyeceğiz!"
Öğretmenlik mesleği onurumuzdur; çocuklarımızın zihni ise kalemizdir. Bu kaleyi teslim etmeyecek, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirme iradesinden bir milim sapmayacağız.
KARAMAN’da İstiklal marşımızın Arapça okutulması bu karanlık düşüncenin bir sonucudur.
İstiklal marşımız TÜRK milletinin bağımsızlık yeminidir;dili de ruhu da TÜRKÇEDİR.
Yorum Yazın