“SORUMLU AFET DEĞİL, İHMALLER Mİ?”
CHP Sivas Milletvekili Karasu, Kızılırmak’ta son beş gün içinde altı vatandaşın akıntıya kapıldığını hatırlattı ve alınmayan önlemleri gündeme getirdi.
Karasu, Gemerek Merası’nda her yıl konaklayan tarım işçilerine bu yıl yasaklama getirildiğini, ancak güvenli alanlar gösterilmediği gerekçesiyle işçilerin Kızılırmak kıyısında konaklamak zorunda kaldıklarını ve nehir kenarında çamaşır yıkayan iki çocuğun suya kapıldıklarına dikkat çekti. Aynı bölgede arama kurtarma faaliyetleri sırasında da bir vatandaş daha akıntıya kapıldı.
ANKARA/
CHP Sivas Milletvekili ve seçilmiş Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Kızılırmak’ta son beş gün içinde altı vatandaşın akıntıya kapıldığını belirterek, nehir kıyısında alınmayan önlemleri Meclis gündemine getirdi. Karasu, Gemerek Merası’nda yıllardır geçici olarak konaklayan tarım işçilerine bu yıl yasak getirildiğini, işçilerin bu nedenle Kızılırmak kıyısında konaklamak zorunda kaldıklarına dikkatleri çekti.
Son günlerde yaşanan boğulma vakaları tüm dikkatleri Kızılırmak’a çevirdi. Sivas’ın Gemerek ilçesinde son beş gün içinde altı kişi nehirde suya kapıldı. 2 çocuk hayatını kaybetti, 3 kişi kurtarıldı. 1 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor. Gemerek’e bağlı Yeniçubuk beldesi Burhan köyünde meydana gelen olayda, Kızılırmak'ta çamaşır yıkadıkları sırada üç kız kardeş akıntıya kapıldı. Akıntıya kapılanlardan 19 yaşındaki Gülistan Şahin'i yakınları sudan çıkartmayı başardı. Ancak, 13 yaşındaki Zerda ve 15 yaşındaki Gülseren Şahin akıntıya kapılarak can verdi. Gülseren Şahin’in arama kurtarma çalışmaları sürerken, aynı bölgede bir vatandaş daha akıntıya kapıldı.
Yaşanan tüm bu acı olayların ardından ortaya çıkan tabloyun yalnızca bir doğal afet değil, aynı zamanda göz göre göre gelen bir ihmal ve sorumsuzluk zinciri olduğunu ortaya koydu. Bölgede yıllardır mevsimlik tarım işçilerinin konakladığı “Gemerek Merası” olarak bilinen alan, gerekçe belirtilmeden konaklamaya kapatıldı, bölgede konaklayanlar hakkında cezai işlem uygulanacağını belirten tabelalar yerleştirildi. Mevsimlik tarım işçisi ailelere daha güvenli alan da gösterilmeden yapılan bu yasakla birlikte, dışarda kalan tarım işçileri aileleri barınabilmek için mecburen Kızılırmak kıyısında çadırlarını kurmak zorunda kaldı. Nehir kenarında yaşam mücadelesi veren ailelerin çocukları da açıkça riskli bir bölgede yaşamaya mahkum edildi.
BUNUN ADI ACZİYET
Yaşanan facianın ardından, daha önce yasaklanan aynı alanın yeniden işçilerin kullanımına açıldı. Ailelerin açıklamalarını ve bu yöndeki bilgileri gündeme getiren CHP’li Karasu, alınan kararların keyfiliğini ve kamu yönetiminin kriz karşısındaki acziyetini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Facianın yaşandığı günlerde olay yerinde görev yapan basın mensuplarının haber takibinin engellendiği ve yayınlarına müdahale edildiği yönündeki iddiaların da kamuoyunun doğru bilgi alma hakkına yönelik açık bir baskı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
CHP’li Karasu, önergesinde Kızılırmak boğulma riskine karşı alınan önlemlerin neden yetersiz kaldığını, Gemerek Kaymakamlığı hakkında idari ya da mülki yönden bir inceleme başlatılıp başlatılmadığını sordu. Karasu’nun İçişleri Bakanı’nın yanıtlamasını istediği sorular özetle şöyle:
- “Gemerek Merası” olarak da bilinen ve mevsimlik tarım işçilerinin yıllardır konakladığı alanın, geçici barınma alanı olarak kullanımı hangi gerekçeyle yasaklanmıştır? Bu karar hangi tarih ve hangi idari işlemle alınmıştır?
- Söz konusu yasak kararı alınmadan önce mevsimlik tarım işçilerinin barınabileceği güvenli bir alternatif alan belirlenmiş midir? Belirlendiyse neresidir? Belirlenmediyse gerekçesi nedir?
- Yasaklama kararının ardından tarım işçisi ailelerin Kızılırmak kıyısına yerleşmek zorunda kaldığı yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise sonuçları ne olmuştur?
- Facianın ardından daha önce yasaklanan alanın yeniden mevsimlik işçilerin kullanımına açıldığı doğru mudur? Doğru ise, daha önce yasaklanan alan hangi gerekçeyle tekrar kullanıma açılmıştır?
- Çocukların hayatını kaybettiği vakanın yaşandığı bölgede, üstelik arama kurtarma çalışmaları sürerken bir vatandaşımızın daha nehirde akıntıya kapılması güvenlik zaafiyeti değil de nedir? Bu zaafiyetin sorumluları kimlerdir? Güvenlik zaafiyeti oluşturan kişi ya da kişiler hakkında bir araştırma, soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmış ise sonuçları nelerdir?
- Gemerek Kaymakamlığı ile ilgili olarak söz konusu olaylar nedeniyle idari veya mülki yönden herhangi bir inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise sonuçları ne olmuştur?
- İki çocuğun hayatını kaybettiği faciada, olay yerinde görev yapan basın mensuplarının haber takibinin engellendiği ve yayınlarının durdurulduğu yönündeki iddialar doğru mudur? Doğru ise engellemelerin yasal dayanağı nedir? Bu konuda herhangi bir idari inceleme yapılacak mıdır? Yapılmış ise sonuçları nelerdir?
- Kızılırmak boyunca özellikle mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde boğulma riskine karşı uyarı levhası, bariyer, can simidi, cankurtaran, güvenlik devriyesi ve benzeri önleyici tedbirler yeterli düzeyde midir? Son üç yılda bu kapsamda hangi çalışmalar yapılmıştır?
- Benzer acıların bir daha yaşanmaması amacıyla Gemerek başta olmak üzere Sivas genelinde Kızılırmak çevresinde alınacak ilave güvenlik tedbirleri nelerdir?
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın